20 Mart 2015 Cuma

take this biatch



dizi izlemek sadece oturup dizi izlemekten ibaret bir aktivite değil. dizi izleyicilerinin çoğu için değil en azından. yemek yaparken, yemek yerken, çamaşır asarken, katlarken, ütülerken, spor yaparken ve bilumum ev işleri sırasında sürdürülebilen bir aktivite. tabii bunun için dikkatle takip etmeniz gerekmeyen bir dizi izliyor olmanız lazım. işte bunun için de endüstrinin duayenleri düşünüp taşınıp eskiden standart 40 dakika civarında olan komedi dizilerini iyice basitleştirip küçülterek 20 dakikalık dizileri icat  ettiler. bol kahkaha efekti kullanılan bu diziler ayna nöronlarınıza hitap etmek suretiyle sizleri güldürüp neşelendirmeyi amaçlıyor ve evet bu amaçlarına ulaşıyorlar. bu dizileri herhangi bir açıdan irdelemek incelemek filan pek akıl karı bir iş değil. 2 broke girls, son dönemde bu dizilerin daniskası, en önde koşanı, bayrak taşıyanı. hakikaten daha boş bir dizi görüp görmediğimden emin değilim. yine müsteri kitlelerini de olabilecek en geniş seviyede tutmak isteyen yapımcılar, bunu da şansa bırakmayarak, bol miktarda cinsel içerikli espri, ırkçı şakalar, ve çekici kadınlar sayesinde kazığa bağlamış durumdalar. yani soru neden 2 broke girls izleyelim değil, neden izlemeyelim ?

ben bir neden göremiyorum, izleyiniz eğleniniz. bu arada başta charlie sheen'in yer aldıkları olmak üzere, chuck lorre'nin tüm yapımlarını da içeren çok daha boş diziler izlediğimi hatırladım. ama gerçekten birbirlerine yakınlar, yani bu seviyedeki bir boşlukta hassas ölçüm yapmak gerçekten zor.

not: yukarıda yer alan postayı yazdıktan sonra uygun görseller ararken, aslında baş haminnelerimizin dizide oldukça nadiren doğrudan seksi sahnelerde yer aldıklarını gördüm. dolayısıyla tespitimi görüyor ve arttırıyorum, yapımcı puştlar cinselliği de aşırı vurguya rağmen açık ve basit bir şekilde değil, örtük bir şekilde kullanmak suretiyle bilinçaltındaki asla tatmin olmayacak bir açlığa hitap ediyorlar. vay puştlar vay diyorum buradan kendilerine. very subtle, very sneaky.

seksist




seksi

ve ırkçı

you have failed this city











evet, ilk posta taze izlediğimiz arrow hakkında olsun istedim. arrow herkesin malumu olduğu üzere bir dc comics kahramanı. başta sandman olmak üzere keyifle okuduğum bir iki tanesi hariç, çizgi roman fan'ı sayılmam. hatta bırakın fan olmayı, çizgiromanlarla ilgili kayda değer bir bilgi sahibi olduğum bile söylenemez. o yüzden çizgi roman severler bu konuda ne hisseder bilmiyorum ama, çizgi romandan uyarlama işlerin çoğunlukla son derece yüzeysel, yapay ve başarısız olduklarını düşünüyorum. arrow bir istisna değil. 

yani gerçekten, ciddi ciddi kısık bir sesle önüne gelen dandik suçluya "you have failed this city" repliğini çakan bir adamı izlemekten keyif alacağımız mı düşünülmüş? ha ben elim değmişken şimdiye kadar her bölümünü izledim, lüzumundan fazla dizi izlediğimi söylemiştim zaten. bu kadar dizi izlemenin zaten sadece sevdiğin dizileri izlemekle ya da dizi izlemeyi sevmekle açıklanabilir bir durum olmadığı için, kendi anomalimin üstünde durmayacağım. sadece şunun altını çizmek istiyorum, senaryosu oldukça başarısız bu dizide oliver queen nam baş kahramanı canlandıran stephen amell'in beklenmedik derecede başarılı bir oyunculuk gösteriyor. replikler konusunda adamın elinden gelen bir şey yok, ama ilginçtir mimikler ve mikro ifadelerle duygularını yansıtma konusunda geçen sezonlar içerisinde kayda değer bir ilerleme kaydettiğini ve orta karar bir karakter oyuncusu kıvamı yakaladığını belirtmem lazım. dizinin geri kalanı ne yazık ki, başarısız oyunculuklar, kötü senaryo, korkunç kurgu, facia flashback'ler vs. ekseninde ilerliyor. anasını sattığımın şehrinde neler neler oluyor, bir .ikindirik polis departmanı, bir de bunların dandik takımı. ne ordu var, ne federal organizasyonlar, ne de ülkenin geri kalanının varolduğuna ilişkin en ufak bir ipucu mevcut. ayrıca dizinin hem league of assasins, hem de ada ve uzakdoğuda geçen yıllar kısımlarının bayat ve ucuz oryantalizmden zehirlenme yaratabileceği konusunda uyarmalıyım. son olarak dövüş koreografileri gerçekten çok başarısız, dövüşmek yerine karşılıklı tekme ve yumruk sallayıp durmadan taklalar atarak danseden bir takım adamları dizi boyunca gösterip duruyorlar, sonuç genelde birilerinin okla vurulmasıyla bağlanıyor. böylesine de şaşırtıcı.

çok sıkılıyorsanız ve yapacak başka hiç bir şeyiniz yoksa izlenebilir bir dizi, bunun dışında gerçekten pek vakit ayırmaya değmez. 



peçeli ninja savaşçılar, hem müslüman hem şinto, oryantalizm qeyfi


acınası  bir fanwork örneği




19 Mart 2015 Perşembe

varoluşun amacı

başlıkta değinilen konuyla ilgilenenleri şöyle aldıktan sonra, hiç büyük meselelere bulaşmadan blogun varoluş amacını belirtmekle yetinelim.

evet ne yazık ki, haddinden fazla dizi izledim. büyük harf kullanmayı gerektirecek bir durum göremiyorum. hazır bu kadar diziyi izlemişken, izlenebilir dizileri geri kalanlardan ayırıp, haklarında atıp tutayım, belki birinin bir işine yarar, hiç olmazsa belki başka kimse lüzumundan fazla dizi izlemek zorunda kalmaz dedim. keep calm, diziler izleniyor arkadaşlar.